The Social Dilemma Belgeseli Üzerine (Netflix)

Herkese selam,

İşte geldim burdayım! Yahu ben gelene kadar Medium’un arayüzünde değişiklikler olmuş sanki. Artık ne kadar zamandır burada paylaşım yapmadıysam, pes doğrusu. Yeri geldiğinde böyle de kendimizi eleştiririz :D Neyse asıl konumuza gelelim. Ne zamandır ertelediğim Netflix’in The Social Dilemma belgeselini sonunda izleyebildim. Kesinlikle daha evvel izlemeliymişim dedirtti. 💯

Vakti zamanında teknoloji devi şirketlerin çok önemli pozisyonlarında yer alan teknoloji uzmanları (bir çoğu çok sağlam bilgisayar mühendisi) ile sosyal medya kullanımı ve popüler olan uygulamaların tehlikeleri üzerine bilgilendirici bir belgesel çekmişler. Yaklaşık 1,5 saati olan herhangi bir bireyin (sosyal medya hesabı olsun olmasın) ilk fırsatta izlemesini şiddetle öneriyorum. Belgeselde konuşan arkadaşlar bu iş için dertlenmişler (beni bilen bilir, bu gibi önemli mevzularda dertlenen insanı severim :)) ve hatta public sunumlar yaparak, bu belgeselde bilgi ve deneyimlerini paylaşarak aksiyon almışlar.

Hepimizin hemen hemen her gün kullandığı uygulamalar ve sosyal medya platformları ilk geliştirme aşamasındayken olaylara daha masum yaklaşılıyor olabilir ancak iş modeline dönüştükten, reklamları ödeyen şirketler pistlerde belirdikten sonra işin renginin çok değiştiğini bilinçli her kullanıcı biliyordur diye tahmin ediyorum. Gündelik yaşantımızın önemli bir parçası haline gelen bu dijital dünyamızın bizden götürdüklerini, farklı bilgi kanallarından veya bu gibi birinci ağızdan öğreniyor olsak da kullanımı yaygınlaştıkça normalleşmeye ve tehlikelerini umursamamaya başladık gibime geliyor. Ama aslında durum hiç iç açıcı değil. Hele ki ücretsiz bir şekilde kullanıcıların verilerinin toplanması, işlenmesi, üçüncü şahıslarla paylaşılması, mahremiyet ihlali gibi konularda devletlerin cezai yaptırımı gülünecek düzeyde hafif olduğu sürece, kullanıcıların düşünceleri manipüle edilmeye, (sosyal medyanın yardımı ile imkansızlıkları mümkün kılarak) kimilerinin hayatlarına pozitif katkı sağlıyor olsa bile, (bu platformların kullanılması sonucu ortaya çıkabilecek ruhsal ve psikolojik sıkıntılardan ötürü vs.) kimilerinin hayatını sonlandırma fikrine sürüklemeye devam edecek gibi görünüyor. Yapay zeka hayatımıza gelecekte değil bugünümüzde dahil olacak hatta oldu bile. Bizleri iyi tanıyan algoritmalar hayatımızın tam da içindeler. Bu algoritmalar bize hangi damarımızdan daha yakın orasını tam şeyedemedim henüz :) Dijital ortamlarda yaptığımız paylaşım, beğendiğimiz ve/veya incelediğimiz içerikler, o içerikleri ne kadar süreyle incelediğimiz, tıklarımız… Bunların hepsi bize yol-su-elektrik üçlüsünden pahalıya patlayacak. Farklı platformlardan toplanan kullanıcıya ait veriler ile o kullanıcının profilini çıkararak belirli bir hedef doğrultusunda kullanılabilmesine ve kullanıcının fikirlerini, davranışlarını, normlarını manipüle edebilmesine kapı aralıyor. Peki bu dünya devi ve daha küçük ölçekli olup sektörde kendine yer bulmuş teknoloji şirketleri isteseler şu an bir şeyleri değiştiremezler mi? Sonuçta bu algoritmaları ve iş modellerini tasarlayanlar da sizin benim gibi insanlar. Bence değiştirebilirler ama ağızlara bir değil çok parmak bal çaldıktan sonra yaparlar mı sorusunun cevabını az çok hepimiz tahmin edebiliyoruz sanırım.

Bir süredir sosyal medya kullanımımın sıklığı konusunda canım sıkılıyordu. Kendi adıma dijital ortamdaki varlığım ve davranışım üzerine ciddi bir kafa yormayı planlıyorum. Sizler de bıraktığınız dijital izlerinize ve paylaştığınız verilere dikkat edin. Kendinizi kollamayı unutmayın :)

Aslında belgeseli baştan sona not alasım geldi (ne kadar etkileyici bir belgesel olduğunu siz düşünün artık 😃). Ancak izlerken not alarak bölünme olayını çok sevmediğimden birkaç birşey not ettim. Haydi onları sizlerle paylaşayım. İyi okumalar.

Image for post
Image for post
Belgeselde bahsi geçen platformlar

Nothing vast enters the life of mortals without a curse. Sophocles

Etik kaygılar
Madalyonun diğer yüzü konusunda ne kadar safız?
Bilgi çağından yanlış bilgi çağına mı geçtik?
Bu normal mi yoksa hepimiz efsunlandık mı?
If you’re not paying for the product, then you are the product.
Internette bedava sandığımız bir sürü hizmet var. Ama bedava değiller. Paralarını reklam verenler ödüyor. Peki, neden ödüyorlar?
It’s the gradual, slight, imperceptible change in your own behavior and perception that is the product.
They sell certainty.
You have to have great predictions. You need a lot of data.
Hareketlerimizi öngören modeller oluşturuyorlar. En iyi modeli yaratan da kazanıyor.

Bu teknoloji şirketlerinin çoğunun üç ana hedefi var.
* Kullanımımızı artırmak için bir katılım hedefi.
* Geri gelip arkadaşlarınızı davet etmeniz ve onların da başkalarını davet etmesi için büyüme hedefi.
* Ve bütün bunlar olurken reklamdan mümkün olduğunca çok para kazanmanız için reklam hedefi.

Any sufficiently advanced technology is indistinguishable from the magic. Arthur C. Clarke

Tersine mühendislikle neye tepki verdiğimizi belirlemek için yapay zeka motorlarını tekrar kendimize çeviriyoruz.
Sosyal medya sadece kullanılmayı bekleyen bir araç değil. Kendi hedefleri ve psikolojinizi kullanarak bu hedeflere ulaşma yöntemleri var.

There are only two industries that call their customers ‘users’: illegal drugs and software. Edward Tufte

Bu teknoloji ürünlerini çocukları koruyup eğitmek isteyen çocuk psikologları tasarlamadı. Size sıradaki videoyu tavsiye edebilecek veya filtreli bir fotoğraf çektirecek algoritmalar yaratmak üzerine tasarlandılar.
Neyin gerçek olduğu veya gerçek diye bir şeyin olup olmadığı konusunda anlaşamazsak yandık.
Mesele teknolojinin varoluşsal tehdit olması değil. Mesele teknolojinin toplumun kötü yönlerini ortaya çıkarma becerisi ve toplumun en kötü yönü de bir varoluşsal tehdittir.
Şu anki durum mesela 20 yıl daha sürerse, muhtemelen medeniyetimizi kasıtlı cehalet sonucu yok ederiz. Muhtemelen iklim değişikliğini aşamayız. Muhtemelen demokrasileri ayağa düşürür, tuhaf bir otokratik işlevsizliğe indirgeriz. Muhtemelen dünya ekonomisini mahvederiz. Muhtemelen hayatta kalamayız.

Whether it is to be utopia or oblivion will be a touch-and-go relay race right up to the final moment… Buckminster Fuller

Bilgisayar bana göre icat ettiğimiz en önemli araç. Zihinlerimiz için bir bisiklete eş değer. Steve Jobs

Belgeselde bahsi geçen kitabı da not düşmüş olayım:
Ten Arguments For Deleting Your Social Media Accounts Right Now by Jaron LANIER

Son olarak, The Great Hack belgeselini de izlemenizi öneriyorum.

Written by

Ph.D. Cand. in CmpE @Boğaziçi University. #ai #privacy #uncertainty #ml #dl #running #cycling #she/her https://www.cmpe.boun.edu.tr/~gonul.ayci/

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store